 | Babakuş Muhabiri Lale Gül Avcı, özel röportajında Burçin Bildik'le bir araya geldi...Bir reklam filminde şöhreti yakalayan oyuncu Burçin Bildik, bilinmeyenlerini Babakuş için anlattı... |
13.04.2012 14:55 |
“SAĞ SALİM” YOLA DEVAM
Burçin Bildik bir reklam filmi ile hayatımıza girdi gibi gözükse de o aslında sanatın her dalını bünyesinde taşıyan ve onu layığıyla yerine getirmiş bir adam. Burçin Bildik ile hayatı, sevinçleri, üzüntüleri ve yapmak istedikleri üzerine sıcak samimi bir sohbet gerçekleştirdik.
Röportaj: Lale Gül Avcı - Fotoğraflar: Özlem Demirci

Burçin Bildik hayatımıza nasıl girdi?
Aslında bir reklam filmiyle tanınmadım ondan öncede bir Burçin bildik vardı. Reklam filmlerinden önceki Burçin bildikte sanatla uğraşıyordu. Ben aslında dans kökenliyim. Dans eğitimi aldıktan sonrada müzik yapmaya başladım. Yaklaşık 24 yıldır profesyonel olarak müziğin içindeyim.. İstanbul’ un gözde eğlence mekanlarında sahneye çıktım. Türkçe ve Rumca programlar yapıyorum. Bir arkadaşımın artık sen reklamlarda,dizilerde oynamalısın diyerek beni kolumdan çekip ajansa zorla götürmesiyle başladı. Ondan sonra yağmur demeden, çamur demeden her cast görüşmesine gittim. Ama hep bir işle patlarsın. Mirkelam da bir şarkıyla patlamıştı. oysa 15 yıllık bir müzisyenlik geçmişi vardı. Hep öyle değilmidir bir film, bir şarkı, bir reklam filmi ama hep bir’ le…

O “ bir” olduktan sonra beklenti yükseliyor mu?
Aslında bir risk alıyorsunuz o kadar pik yaptıktan sonra korkuyor insan bir sonraki aşama nasıl olacak diye. o zaman daha çok çalışmaya başlıyorsun , insanı çalışmaya itiyor. Ve insanı bir hırsa itiyor daha çok çalışmak , daha iyisini yapmak, çalışma azmiyle yolunu devam etmeye çalışıyorsunuz.

Peki dans, müzik ve oyunculuk hepsi birliktemi hayatınızda olmaya devam edecek mi?
Benim gönlümde yatan oyuncu Burçin bildik, çünkü seyirci oyuncu Burçin Bildiği çok sevdi oyuncu Burçin bildik diğerlerinden bir tık önde diyebiliriz. Müziği bırakmış değilim sahne çalışmaları yapmaya devam ediyorum. Oyunculukta hale bürünmek olduğu için beni daha çok cezp ediyor. Orda kendimi daha ileriye götürmek için kendimi izleyip yorumlar yapabiliyorum. Ama sahneye çıktığımda o benim, benim kişiliğim başka biri değil.
Yakın zamanda vizyona girecek olan bir filmde oynadınız?

Reklam filmindeki 2.karakterden esinlenilerek gelmiş olan bir rol bu bana. Sevgili Ersoy Güler, o karakteri görerek “işte budur Salim, Salim karakterine ancak bu oyuncu hayat verebilir” demiş.
Mersin’de yaklaşık 2 ay süren bir çalışma sonucunda geçen hafta çekimleri tamamlanan Macera ve Komedi filmi ‘Sağ Salim’’, Mayıs ayında vizyona girecek.
Ersoy Güler'in yönetmenliğini yaptığı ve Başrollerini , Fulya Zenginer ve Alper Saldıran'ın paylaştığım filmde ayrıca Hüseyin Avni Danyal, Kenan Ece, Murat Akkoyunlu, Kamil Güler, Kevork Türker, Orçun Kaptan, Tevfik İnceoğlu ve Yakup Yavru yer alıyor.
“Sağ Salim” filminin ölümden çok korkan ve hayatını biricik kamyonetiyle köyden kasabaya mal götürerek kazanan Salim'in, kendisi gibi kimsesiz birinin cenazesini Mersin'den Sivas'a ücretsiz götürmeyi kabul etmesiyle başlayan yol macerasını anlatıldığı bir film. Salim Ölüden ve Ölümden çok korkuyor aynı zamanda düşünün Salim’in başına neler geliyor.
Keşke’ leriniz oldumu hayatta..
Keşkelerin telafisi olsaydı ölüm olmazdı. Tabii ki önüne geçemiyorsunuz bazı olayların, ama keşkeleriniz ne kadar az olursa hayata o kadar optimist bakabiliyorsunuz.
Peki hayatta pişmanlıklarınız oldu mu?
Mutlaka pişmanlıklarım var. Pişman olduğum çok şey olmuştur ama onların dereceleri önemli bence.
Benim en kötü huyum unutmamak o pişmanlığın içimde hep hissederim… Olmuş bitmiştir yapacak bir şey yoktur o ayrıdır ama ben aklıma geldikçe tekrar tekrar üzüntüsünü yaşarım.
Kimsenin bilmediği bir özelliğiniz var mı?
Yemek yapmayı çok severim. Yemek programlarını izlerken hayır onu koyma o olmaz yemeğin tadını bozar diyerek müdahale ettiğim oluyor. Dekorasyonu çok severim renkleri çok severim. Eğer bu işi yapıyor olmasaydım. Sanatın bu dalıyla ilgilenir dekoratör olurdum.
Oyuncular sanatla uğraşan insanlar bir yerden sonra ticaretle uğraşıyorlar. Buna sizin bakış açınız nedir?
Maalesef ne iş yapıyorsun diye sorulduğunda sanatla uğraşıyorum cevabının arkasından. Bu iyi de başka derler hep. Oysa ki ticaretten anlamayız. Yani ticaretten anlamayız ki derken genelleme yapmak istemiyorum. Çoğumuz yani… Ticaret başka bir şeydir. Kendi iş kolumda da denedim. İşletmecilik yaptım. Halada yapmaya devam ediyorum zaman zaman. Bu iş bir gün bitecek kaygısı yaşadım. Benim ailemde çok sanatçı olmasına rağmen annemin ben büyürken başka ne yapacaksın sözlerine maruz kaldım. Ben doktor olamam mesela kan göremem.. Ne yazık ki bir yaşı var diye düşünülüyor. Keşke olmasa 80 yaşında da bu işi yapabilsek ama oluyor yavaş yavaş düzeliyor bu düşünce eskisi gibi değil.
İstikrar olmadığı için olabilir mi?
Bu hepimizin maalesef ki yaşadığı bir şey sevgili Yılmaz Özdil’de bir yazısında bahsetmişti bu durumdan vardı. Ne yazık ki bir meslek olarak gösterilmediği için hep kolunda bir altın bileziği olsun kaygısı taşınıyor.
Evlenirken böyle bir sorun yaşadınız mı?
Hayır hiç bunları kafasına takmayan biriyle evlendim ben sadece ben olduğum için beni seçen biriyle….Daha önceki yıllarda böyle şeyler için yola çıktığımda hep işimden dolayı evlenemedim. Yani o sevdiğim kızın ailesi müzisyen,oyuncu olduğum için ilişkiyi onaylamadılar böyle kaldık. O beni hep geciktirdi hayatımda. Oysa müzikle uğraşan insanlarda evi olsun yuvası olsun ister.
Peki kızlarda hep mi vazgeçip aileyi dinlediler ? )
Yani 8 kere evlenmediğime göre , tabii ki dinlemek zorunda kalıyorlar sonradan pişmanlık yaşamamak için. Ama şimdi yaşıyorlardır belki… ) . Ben de baba olsam bakarım kızımın evleneceği insanla nasıl bir hayat yaşayacağına ben bir yere kadar getirmişim.Benim yaşattıklarımı bu adam yaşatabilir mi diye.. Adam sahneye çıkıyor gecesi, gündüzü belli değil. Düşünüyorlar tabi ama ben biraz istisnayım gece sahne almama rağmen ben öyle geceleri dışarıya çıkayım falan sevmem..
Ben kurum gibi bakmıyorum evliliğe böyle bakanlar onun için boşanırken deli gibi mal kavgasına giriyorlar.. Elbette sonunda ayrılık da olabilir. Ama Atilla İlhan’ın çok güzel bir sözü var “ Ayrılıklarda sevdaya dair, ayrılanlar hala sevgili” işte bu bakış açısını yitirmeden evliliği sürdürmek ve lüksünü yaşamak gerekir…
Tekrar evlenmeyi düşünüyor musunuz?
Bir gün hayatımda evlilik tabii ki olacak. Asla asla demeyeceksiniz. Sonuçta biz insanız makine değiliz ki onun bile yedek parçası var takıyorsunuz yoluna devam ediyor. Giden giderken size soruyor mu ya arkadaş ben gidiyorum bir sıkıntı var mı diyor mu diyemiyor çünkü o da Allah’a bağlı. Hz. Muhammed’ in oğlu ölüyor. Götürüyorlar mezara Hz. Peygamber ağlıyor. Çevresindekiler Hz. Muhammed’e bize söylemiyor muydun metanetli olun diye şimdi sen neden ağlıyorsun diyorlar sevgili peygamberimiz ‘’ Bende insanım’’ diye karşılık veriyor.Bu açıdan bakarsanız ben de insanım.. Bu asla o bölüme o kişiye karşı duyarsızlaşma ile alakalı bir eylem değil. Tekrar hayata dönüp başka biriyle hayata devam etmek
Sizce bundan sonra hayatınıza girecek kadının korkuları olur mu?
Tabii olabilir onun için zor bir durum karşısında bir meta yok ki savaşasın kimle savaşacak mezar taşıyla mı? Burada iş size düşüyor birlikte olacağınız insanı giden insanla karşılaştırmamayı öğrendiğinizde bir ilişki yaşamaya başlamalısınız. Eğer bu karşılaştırmayı yaparsanız hayatınıza yeni giren insanda korkar bu durumdan. Ama hayatınıza giren insan da aynı saygıyı göstermeli elbette gidenin ardından, gelen kişi o gitmeseydi ben gelemeyecektim diye düşünmeli . boşanmış değilsiniz, ayrılmış değilsiniz yani tekrar karşılaşıp birlikte olurlar mı korkusu taşımamalı yeni gelen. o öyle bir yere gitti ki bir daha gelme şansı yok en fazla zaman zaman ziyaret etmeye gidilecek bir mezar taşı var hepsi o... Ama bence en yüce gönül o mezar taşına birlikte gidebilendedir.Düşünsenize sıfır kompleks ve kendi yerini bilme yüceliği.. Yanlış anlaşılmasın hayatıma girecek insandan böyle bir beklentim yok. Ben hiç çift kişilik mezar görmedim aynı anda da ölseniz tek gömülüyorsunuz. o zaman gideni en iyi şekilde yolcu edip onunla ilgili duyguları başka bir yere kapatıp kafanızı ayrıştırıp ondan sonra başka hayata geçmelisiniz o zaman gelenin de bir kaygısı olmayacaktır.
Dizileri izliyor musunuz? Ekrandaki dizilerden hangi karakteri oynamak isterdiniz?
Seksenler ve Yalan Dünya ya bayılıyorum. Muhteşem yüzyıl izliyorum..Çağatay’a bayılıyorum
Peki sizin sektörde var mı böyle karekterler ?
.
Eee yok mu var ki yapıyorlar. Tonlamalar harika sektörde var ki çıkıyor bu karakterler.
Farklı karakterler oynamak ister misiniz?
Çok zıt karakterlerle çıkıp seyirciyi şaşırtmak isterim. Ama hakkını verebiliyorsan oynayacaksın sıkarak olmaz bazı şeyler. Bana göre oynadığı rol insanın üzerine yapışmamalı farklı karakterlerde oynaya bilmeli. Ben bu konuda Haluk Bilginer ’i kendime örnek alıyorum.Rolünü inanılmaz güzel soyunup giyinen bir adam. Çıkartıyor başka bir şey çıkartıyor başka bir şey işte oyuncu o dur. Hiçbir şey olmayan ama her şey olan kişidir oyuncu.
Sizce oynadığınız karakterler setin dışında da hayatınızı etkiler mi?
Ben şöyle düşünüyorum. o ceketi çıkardıktan sonra üzerinizde bir şeyler kalıyorsa siz doktora gözükmelisiniz. Oyuncuya bakıyorum normal hayatında da roldeki gibi davranıyor. O zaman sen oynamıyorsun olduğun gibi davranıyorsun. İçinde vardı bir anda çıktı ortaya ve artık öyle olduğunu düşünüyorsun. Kemal Sunal hayatı boyunca safı oynadı dünyanın en zor işidir saf karekteri oynamak ama normal hayatında hiç öyle değildi. Ben kendine dönemeyen adamın doktora gitmesinden yanayım.
Sizce aşk her şeyi affeder mi?
Aşkına bağlı mesela Allah aşkı var o her şeyi affeder. Affetmediğini hiç görmedim. Kadın erkek ilişkilerinde aşkta ise aşkın dozuna bağlı Neye baktığınıza bağlı gerçekten . Affedip onu hiç görmediğim zamanlarda oldu. Ama affedemediklerimde çok oldu.
Hayattır yaşayacağız hayatın bir dakika olduğunu bilerek yaşamak lazım çok kasmadan yaşamak lazım eninde sonunda bizde gideceğiz.
Röportaj: Lale Gül Avcı - Fotoğraflar: Özlem Demirci
lalegulavci@gmail.com |
3 Yorum 13.04.2012 14:55 |
|
| 3 Yorum |
| merve avcı |  | | | | Bu röportaj için tek kelimeyle harika diyebilirim. |  | |
|
| |
| Akay Akçay |  | | | | Bu röportaj icin Babakus ve Lale hanima tesekkur ediyorum bu tarz çalışmalarin devamini bekliyoruz... |  | |
|
| |
| Volkan Avcı |  | | | | Bu röportaj ile ilgili söylenebilecek çok fazla şey var ama şu şekilde özetlenebilir; çok güzel bir paylaşım olmuş. emeği geçenlerin ellerine sağlık. |  | |
|
| |