 | Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.... |
Dün gece Okan Bayülgen'in programına Sevgili Pınar Aylin konuk olduğu için, bugün haber manşetlerini süsleyen ''Ece Vahapoğlu'nun bittiği ana'' bizzat şahit oldum.
Okan, tek tek konuklarını tanıtıyor, sıra Ece'ye geliyor. Ece'nin önce kitaplarından sonra beş dil bildiğinden bahseden Okan, yine yapıyor yapacağını ve o bilindik tarzıyla konuğuna banttan bir şarkı dinletip ''hadi bunu Boşnakça söyle'' diyor. Ekran karşısında neye uğradığını şaşıran Ece,''kem küm etmekle'' yetiniyor. Boşnakça çeviri yapamayan genç yazar, bu seferde Okan'ın ısrarıyla İspanyolcaya çevirmeye çalışıyor. Fransızca olarak dahi "özür dilerim aşkım" cümlesini kuramayınca İngilizce söylemek isteyen Vahapoğlu, onu da yanlış söyleyince konuklardan Pınar Aylin müdahale ederek doğrusunu söylüyor.
Dün gece Ece Vahapoğlu'nun düştüğü durum içler acısıydı. Reklam aralarında bile suskunluğunu koruyan genç yazarın keyifisizliği her halinden belliydi. Herşeyden önce hemcinsimin böyle bir duruma düşmesine üzüldüm gerçekten, ama bir yandan da içimden ''iyi oldu sana''diye geçirmedim değil.
Bilmediğin bir şeyi biliyorum diye ortalıklarda dolaşırsan olacağı budur. Hele bir de bu yabancı dilse. Öyle yada böyle bir şekilde insanın karşısına bir İngiliz yada Fransız çıkabilir. Çıktığında da iki kelimeyi bir araya getiremezsen başına gelecek sonucu engelleyemezsin. Tıpkı dün gece olduğu gibi. Bütün bunlar yetmezmiş gibi programının son dakikalarında canlı yayına biri Kanadalı diğeri İsveçli iki fotoğrafçı konuk olmaz mı...Ece suskunluğunu koruyor, Pınar şakır şakır İngilizce sohbet ediyor.
Burdaki asıl mesele şu; neden insanlar kendilerini olduğundan farklı göstermek için elinden geleni yapıyorlar? Neden farklı yollara, farklı oyunlara başvuruyorlar? Elbette herkesin oyunu bir gün bir yerde son buluyor. Dün gece kimse Ece'yi beş dil bilmediği için kınamadı, Ece, herkes tarafından ''yalan söylediği'' için kınandı.
Bu olaydan hepimizin çıkartması gereken tek bir ders var; Ya olduğun gibi görüneceksin, ya göründüğün gibi olacaksın, yada madara olcaksın.
Sevgili Ece Vahapoğlu; Bilmemek değil öğrenmemek ayıptır. Bence sen hemen İngilizce, Fransızca, Boşnakça, İspanyolca, İtalyanca dersleri almaya başla ve bir dahaki programa hazırlıklı çık. Belki ozaman yerle bir olan karizmanı kurtarabilirsin. |
0 1124 7.12.2009 21:26 |
|
| Bu Haber Hakkında Yorum Yapılmamış! |