 | ''GÜNAH ÇIKARTMAK!!!'' |
Aslında her şey pırıl pırıl bir yaz sabahı başladı. Cep telefonu birçoğumuz için artık mesele olmaktan çıkmış, varlığının farkına bile varamadığımız protez organ haline gelmişken, çalıverdi ansızın... Haziran aynın üçüncü gününü tüm dünyada BABALAR GÜNÜ olarak kutlanmaya başlamış Amerikalılar. Eeee Amerika'da kutlanır da bizde kutlanmazsa olur mu? Olmaz...
Dediler ki yazı yaz bakalım bize. Olur, neden olmasın?.. Elim kalem tutar, üstelik yazdıklarım beğenilir. Sarıldım hemen kağıda kaleme yazıverdim bir eskiz yazı. Sonra da kendime okudum ve beğenip laptop'ta temize çekip yolladım ilgili kişiye. Çok masumane... İlgili kişi yayınladı yazıyı ve pek beğenildi. Ülkemin çok satan gazetelerinde ardı arkasına tam üç kere yayınlandı. Vay be... Ne yazı yazarmışım! Ama benim yazdıklarımı beğenmeyen ülkemin pek büyük gazete muhabirleri hemen yazımın üstüne bir başlık kondurmuşlar: "GÜNAH ÇIKARTMAK!!!" Yetmemiş bir de eleştiri yazısı yazmışlar: "Bizim gibiler boşanınca gazete ve sanal portallerde yazılar yazıyormuşuz. Evet, istenirse yazıyorum. Ama ben günah çıkartmak için yazmıyorum buna inanın ya da siz bilirsiniz.
Ülkemizde kültürel eğilimlerin hangi basınçlarla nasıl şekil değiştirdiğini ve zamanla reflekse dönüştüğünü gazetelerimizin köşe yazılarından takip ediyoruz. Plazalardaki ağabeylerimiz - ablalarımız istedikleri vakit gündem yaratıp, balon haline getirip onu patlatıyorlar. Maalesef bu popüler kültürün içine yerleşti, dahası sektöre dönüştü. Aynı zamanda edebiyata büründü. Bunu bir denklem gibi görürsek sanırım bunun çözümü sosyologlarda saklı. Tüm açmazların içindeki kültürel figürlerin şimdilerde başka başka kişilik profillerine dönüşüp olaylara yakından bakmak istemesi, kendi kuyularına davetkâr sunumları çok sanal bence.
Bugünün seyirlik dünyası neden yalnızca göz kamaştıran ışıltılı nesneleri ve sakil, nitelik yoksunu tipleri destekliyor? Aynı zamanda ölümü, dehşeti, kötülüğü, suçu ve skandalları temsil ediyor? Bunu araştırmak lazım, bence "günah çıkartmak"tan daha önemli.
Uzun yıllar kahramanlarını masum, çileli, fakir ama onurlu figürlerden seçen medya şimdilerde delikanlı ve racon kesen ağabeylerine kilitlenmiş durumda. Popüler imgeleri "dağıtırım ulennn!!!" diye bağıran balon yazılarında saklı... Yazık hem de çok yazık...
Hep aşırılık, hep facia, hep skandalları temsil edersek; köpeğin bir insanı ısırmasını nasıl haber yapacaksınız?
Bize özgü bünye bunları mı istiyor? Peki bu bünyeyi kim yarattı? O ruhların ihtiyaçlarına kim çare oldu ya da olduğunu sandı? Kültürel içeriğin içi boşaltılıp, üretemeyen ağabeylerimizin kıt Türkçe metinleri mi haber oldu? Ne zaman öğrendik soru sormayı? Magazin tadındaki haberlerin anchor men sunucularından mı?
Bu birbiriyle yakından ilgili olduğunu düşündüğüm ve sizlerinde sonunda birbirine bağlayacağınızı umduğum bütün sorularımın cevaplarını şimdi ki bana "Günah Çıkartan" medyada bulabiliriz.
Keşke hepimiz "günah çıkartırken" daha adil ve masumane olabilsek. Yoksa sizde çocuğu olmadan çala kalem sallayanlardan mısınız? O vakit zaten anlamazsınız ki bir babanın evlat için nasıl önemli olduğunu!!!
Neyse siz boş verin, başkalarının arkasına gizlenip ya da plazaların yüksek camlarından "dağıtırım ulennn!!!" diye bağırın. |
2 1852 5.07.2010 12:36 |
|
| 2 Yorum |
| irem p |  | | | | co güzel yazmısın eline sağlık |  | |
|
| |
| jijane |  | | | | süpersiinn :)) |  | |
|
| |