Yavuz Yıldırım
Serdar Ortaç albümü mü, yoksa Serdar Ortaç şarkıları mı ?
Tuğba Atak
''Bölüm 5- Sana Evet Dememe İzin Verme...''
Özgür Özgülgün
Kendi İçime Röportaj Yaptım...
Nazlı Tansalıç
Anayasa Paketinde “Tarihi Karar”
Kurşun Kalem
"ÖNCE İNSAN OL, SONRA GAZETECİ"
Kapı Eşiği Sohbetleri/Yağmurcu
Fantezi...
Eftalya Nur Öktem
''YERSEN GÜZELLİK YEMEZSEN REZİLLİK...''
Burhan Akdağ
Para değil dayıya ihtiyaç var…
BABAKUŞ
Flaş...Geçtiğimiz yıl Can Tanrıyar'la Onur Baştürk arasında yaşanan tokat olayının ardından bakın hangi taraftan özür geldi...
Can Tanrıyar'dan Onur Baştürk'e özür yazısı...

Yeni bir kitap…

Bu ayın başlarında çıkmış piyasaya…

Önce bir kez okudum, sonra bir kez daha ama bu kez dura dura, özümleye özümleye…

Sonuç; Canan Yolaç’ın “Büyük Dönüşüm” isimli kitabı, daha doğrusu eseri, bir olay!..

Canan hanım diyor ki, “Büyük Dönüşüm sende macera dolu bir yolculuk başlatacak ve sen artık sağlık, huzur, coşku ve bolluk içinde yaşayacaksın”

Aynen öyle oldu.

Şu anda… Yıllarca bir ton deneyimler yaşamama rağmen, hem de bu “saatten” sonra “değişme” kararı aldım!..

Aslında Canan Yolaç kitabında bu durumu “değişim” olarak görmüyor, özündekini dışarıya çıkarma olarak niteliyor.

Okumayı çok seven bir kişi olarak uzun zamandır bu kadar beni etkileyen bir kitap olmamıştı.

Kitap lafı bile az kalıyor.

Her bakımdan 10 numara bir eser…

İnsana zihniyle mücadeleyi öğretiyor. (Okumadan anlamak imkansız!!!)

Yalnız minik bir hata yapmış Canan hanım!!! Bir de Önsöz’de “Dikkat, bu kitabı okumaya başladığınızda en büyük düşmanınız(zihin) 15’nci 20’nci sayfada sizi durdurmaya çalışacak!!!” deseymiş “tam” olacakmış.

Hakikaten de zihniniz, kitabın bu sayfalarına gelindiğinde size oyun oynamaya başlıyor(zihin rahatsız olduğu için) ve “Zaten ben bunları biliyorum, okumama ne gerek var ki” gibi bir düşünce sizi kemiriyor.

İşte orada dayanın!!!

Sonrasında kendinizi tam bir “savaş kahramanı” gibi hissedeceksiniz!..

Bende nasıl bir değişim mi oldu?.. Birkaç örnek:

Bu kitaptan önce insanlarla ilgili değer yargılarım vardı. Özetle, insanları iyi veya kötü diye yargılar, kötü gördüklerimden, bildiklerimden uzak durmaya çalışırdım.

Ve bu konuda işim icabı, özellikle de sanat dünyasında içindeki bazı insanlara karşı “Aman benden uzak dursun” diyip, aynı masaya bile oturmak istemezdim.

Şimdi??? Vallahi kitabı okurken, “fırça” yiyorsunuz!.. “Sen kimsin de başkalarını yargılıyorsun” diye!!! (Ama tabi içinde müthiş bir açılım var kitapta)

Sonra… Öfke konusu… Zaman zaman parlayan ama acaip öfkeli bir insandım… Kendi değer yargılarıma göre(ki buna çok inanırdım) kızdım mı “durdurulamaz” bir insandım… Ya “Büyük Dönüşüm”den sonra?.. O öfke uçtu gitti… Kızdığım insanlara da kızgınlığım uçtu gitti… Hatta kızdıklarıma, kırdıklarıma üzülmeye başladım. Hemen toplumun bildiği birine bir mesaj!.. Hürriyet gazetesi yazarlarından Sevgili Onur Baştürk, senin de kalbini kırdım, öfkemle seni incittim. Kusuru bakma, özür dilerim. Dilerim kabul edersin…

Bu “bir” örnekti!.. Daha çook var. “Büyük Dönüşüm” kitabı sıkmıyor ama bu yazı daha da uzayınca sıkar belki okuyanları!..

“Büyük Dönüşüm”ün etkileri bu kadar değil… Daha o kadar çok değişim yaşadığım konular var ki… “Mini” ve “farklı” bir örnek daha… Allaha şükür sağlığım yerinde olduğum için “beslenmeme” hiç dikkat etmez, her şeyi yerdim ve bununla da övünürdüm. Bu kitap “menü”mü bile değiştirtti!..

Ve benim için en ilginç olanı… Gece hayatı ve içki!!!

Dün gece Ortaköy’de Anjelique’teydim. Yahu kapıdan girer girmez içki kokusu bir rahatsız etti beni anlatamam!..

Kendime inanamadım. Ama yine de içtim!!! (Zihnim galip geldi. Bir de içkiyi bırakmak gibi hiçbir düşüncem yoktu)

Amaaaa… Zorla içtim içkiyi… Fakat hiç keyif almadım. Şaşırdım kendi kendime… Hele sabah… Bir pişmanlık bir pişmanlık… Hiç yaşamamıştım bunu hayatımda…

Eyvah diyorum, ne olacak şimdi?..

Gece hayatı ve içki olmadan bir yaşamı anlamsız bulan yılların Can’ı şimdi bir kez daha kitabı okuyup, yeni yaşantısında nasıl mutlu olacağının şekillerini arayacak!..

Ama bu gece hayatıyla mücadelenin bir süre daha süreceğini düşünüyorum. Çünkü bu yılların alışkanlığını yıkmak, benim için insanın adını değiştirmesi gibi bir şey… Tek başıma olsam, bir günde gezmeyi tozmayı bırakabileceğime inanıyorum aslında(Bu kitaptan sonra)… Ama tüm çevrem o camiadan… Sadece bu yüzden zorlanacağım gibi geliyor, hepsi o kadar!..

NOT1 : Bu kitap dünyada çağın değiştiğini anlatıyor. Sadece sizin dönüşümünüzden değil, dünyanın dönüşümünden bahsediyor. Okumadan geçireceğiniz her saat kayıp… Benden söylemesi!!!)

NO 2: Bu arada kitapla aynı zamana gelen, “tesadüfen” tanıştığım bir din bilim adamı Avni ağbimin bana anlattıklarıyla bu kitap o kadar güzel örtüşüyor ki… Üst üste gelince benim için “katmerli” bir “dönüşüm” oldu diyebilirim. Teşekkürler Avni ağbi, teşekkürler Canan Yolaç… Ancak Canan Yolaç’ın yazdıklarından sonra bu durumun da sadece bir “tesadüf” olmadığını da, aslında çok iyi anlıyorum şimdi!!!

Uçankus..
0 1439 28.07.2010 18:53
Bu Haber Hakkında Yorum Yapılmamış!
Haber Hakkında Yorum Yapın
İsim
E-mail
Yorumunuz